| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
 

BENtek

Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır: Kendi aklından faydalanmak, başkalarının akılsızlığından faydalanmak. BRUYERE

Yazılar arşiv 05.2008 Other entries in 2008-05 resimler , videolar

Baş belası spam 30 yaşında

"Spam" sözcüğü, Monty Phyton adlı topluluğunun skeçlerinden geliyor.

İnternet kullanıcılarının başının belası olan "spam" (reklam amacı taşıyan istenmeyen elektronik posta) 30 yaşında.

Günümüzde var olmayan DEC enformasyon şirketinin bir çalışanının 3 Mayıs 1978'te, ABD'deki yaklaşık 400 kişiye gönderdiği reklam mesajı, ilk spam olarak kabul ediliyor.

SPAM KONSERVE JAMBON ETİ DEMEK

İngilizcede "konserve jambon eti" anlamına gelen "spam" sözcüğünün reklam amaçlı elektronik postalar için kullanılması, Monty Phyton adlı komedi topluluğunun 1970'lerde yayımlanan skeçlerinden birinden geliyor.

İLK KEZ SKEÇTE KULLANILDI

Skeçte bir grup Viking, menüsündeki her yemekte "spam" bulunan bir lokantada yemek yiyor. "Spam" sevmeyen bir müşteri ile lokanta sahibi arasında tartışma çıkmasının ardından Vikingler "spam" sözcüğünü neşeli bir şekilde defalarca tekrarlayarak yemeklerine devam ediyor.

SANAL POSTA KUTULARININ BAŞ BELASI

Spam konusunu araştıran Amerikalı uzman Brad Templeton'a göre "spam" sözcüğü, bilgisayar literatüründe, bir şeyin bıktırana kadar tekrarlanması anlamı taşıdığı için kullanılmaya başladı.

Günümüzde "spam"ler milyonlarca internet kullanıcısını olumsuz etkilerken, koruması olmayan sanal posta kutularını dolduruyor.

BİNLERCE ADRESE AYNI ANDA GİDEBİLİYOR

Templeton'a göre 30 yılda "spam" yollama yöntemlerinde de büyük değişiklik oldu. İlk "spam"i gönderen kişi, alıcı adreslerini tek tek yazmak zorundaydı, ancak günümüzdeki virüsler ve programlar sayesinde "spam"ler binlerce adrese aynı anda gönderilebiliyor.

SON 4 YILDA 4 KAT ARTTI

Google'ın elektronik posta hizmeti Gmail yetkililerinden Jason Freidenfelds'e göre, internet kullanıcılarının Gmail adreslerine gönderilen "spam" sayısı son 4 yılda 4 kat arttı. Freidenfelds'e göre, şirketin elektronik posta filtresi sayesinde, "spam"lerin sadece yüzde 1'i kullanıcılara ulaşıyor.

30 yılda "spam"lerin içeriği ve gönderilme amaçlarında da büyük değişiklik oldu. İlk gönderilen "spam" yeni piyasaya sürülen bir ürünün reklamıyken, bugün kendilerini Nijeryalı prensler ya da ölen Afrikalı diktatörlerin yakınları olarak tanıtan kişiler, kolay para kazanma vaadiyle dolandırıcılık amacıyla binlerce kişiye "spam" gönderiyor.

FBI'ın yıllık raporuna göre, ABD'de geçen yıl internet üzerinden dolandırılan kişilerin kaybettiği toplam para 239 milyon dolar (yaklaşık 315 milyon YTL) oldu. Bu kişilerin, yüzde 75'i kendilerine yollanan "spam"lerle dolandırıldı.
Kaynak:İnternethaber

Virüsler


Virüsler, genellikle bilgisayara zarar vermek amacıyla yazılmaktadır.


Virüslerin Yayılışı:


Virüslerin bir başka programa yapışarak yayılmaktadır. Bir virüs, kelime işlemci, tablolama programı, e-posta programınıza,dosyalarına, boot (hard disk veya disketinizin başlangıç adresine) yerleşerek sürekli çoğalır ve yayılır. Virüsü kapmış olan dosya ya da disket, bilgisayara takılıp içindeki dosya açıldığında virüs çalışmaya başlar. Genellikle belleğe gider ve orada diğer dosyalara bulaşmak için fırsat bekler. Bir sonraki çalışan program ya da dosya veya diskete bulaşır.


Virüslerden bazıları, belli tarihlerde çalışıp ekrana resim, mesaj çıkarır (etkisi az olan virüsler). Bazıları ekran ayarlarını değiştirir ya da sisteminizin yavaşlamasına neden olur (orta şiddette etkili virüsler). Bazıları da veri kaybı, sistem çökmesi, dosyaların hasar görmesine neden olur (çok zararlı virüsler).


1. Dosyalara bulaşan virüsler: Genellikle COM, EXE uzantılı dosyaların kaynak koduna kendilerinin bir kopyasını eklerler. SYS, DRV, BIN, OVL, OVY uzantılı dosyalara da bulaşan virüsler de vardır. Bazı virüsler dosyaların açılmasını beklemeden de çoğalabilir. Örneğin DOS'da DIR çekildiğinde diğer dosyalara bulaşan virüsler de vardır.
Dosyalara bulaşan virüslerin büyük bir kısmı, EXE dosyanın başlangıç kodunu alarak başka bir yere yazar. Dosya çalıştırıldığında önce virüs harekete geçer, başlangıç kodunu çalıştırır. Her şey yolunda gidiyormuş görünür. Bazıları da COM uzantılı ikinci bir dosya yaratarak içine kendi kodunu kopyalar. DOS tabanlı işletim sistemleri önce COM uzantılı dosyaya bakacağından farkında olmadan virüsü çalıştırır.


2. Boot sektörü virüsleri: Disk ve disketlerde (A, C, D, E, ...) olarak bilinen mantıksal bölümlerin her birinde boot sektörü vardır. Boot sektörde diskin formatı ve depolanmış verilerin bilgileriyle DOS'un sistem dosyalarını yükleyen boot programları bulunur. Bir boot virüsü boot dosyalarına bulaştığında, bu disk veya disketten bilgisayar açılmaya çalışıldığında "Non-system Disk or Disk Error" mesajı verilerek bilgisayar açılmaz. 1996 yılına kadar en yaygın virüsler bu cins virüslerdir. Boot virüs, belleğe yerleştikten sonra takılan her diskete bulaşır.
Master Boot Record Virüsleri: Sabit diskin ilk fiziksel sektörlerinde diskin Master Boot Record'u ve Partition Tablosu vardır. Sabit Diskin Master Boot Record'unun içindeki Master Boot Programı partition tablosundaki değerleri okur ve boot edilebilir partition'ın başlangıç yerini öğrenir. Sisteme o adrese git ve bulunduğun ilk program kodunu çalıştır komutunu gönderir. Bu virüsler de boot sektör virüsleri gibi bulaşır.
Multi-Partite Virüsler: Boot Sektörü virüsleri ile Master Boot Record virüslerinin bileşimidir. Hem MBR'a hem boot sektörü ve çalıştırılabilir dosyaları bozarak yayılma şanslarını bir hayli artırmış olurlar.


3. Macro Virüsleri: Microsoft Word ve Microsoft Excel gibi popüler uygulama programlarının macro dillerini kullanılarak yazılıyorlar. Macro'lar veri dosyalarında kaydedildiği için virüslü belge açıldığında virüsün makro kodu çalışmaya başlar.


4. Script Virüsler:
Trojan Horse (Truva Atı): Bilgisayarınızda arka planda çalışan ve zamanı geldiğinde aktif hale gelerek sisteminize zarar veren yazılım. Sabit diski formatlamak, dosyaları silmek ya da çökertmek gibi çok zararlı işler yapar. Kötü amaçlı program olmalarından dolayı virüslere benzetilebilir. Benzemeyen yönleri ise, Truva atlarının zararsız bir programmış gibi gözle görülür olmaları ve kendi kendilerini çoğaltarak başka bilgisayarlara yayılmamalarıdır.
Windows 95/98 veya Nt kullanıyorsanız trojanlara ( casus yazılım diyebiliriz.) çok dikkat etmelisiniz. Bu tip bir trojan size nasıl ulaşabilir ?


1) Elektronik posta yolu ile kötü niyetli veya şakacı bir arkadaşınız tarafından yollanabilir.
2) IRC kanallarında chat yaparken size birisi bakın bu çok hoş bir program mutlaka al diyerek sizin trojan yazılımı bilgisayarınızda çalıştırmanıza sebeb olabilir.
3) CD-ROM veya disket yolu ile başka bir kullanıcıdan gelebilir. Eğer bilgisayarınızda trojan yazılımı engelleyen bir koruma programınız ( yani iyi bir anti - virus yazılımınız ) yoksa başınıza gelebilecek olaylar şunlar olabilir ..Tabii bunlar sadece Internet bağlantınız varken geçerli olabilir.
Trojanın sizde aktif olduğunu bilen kişi ;


- Sabit disklerinize cd rom veya diğer disket sürücülerinize sizin ulaştığınız rahatlıkla ulaşabilir.
- Sabit veya taşınabilir disklerinize her türlü işlemi yapabilir.
- İnternet şifrenizi öğrenebilir.
- İstediği dosyayı okuyabilir, silebilir.
- İstediği dosyayı kendi bilgisayarına indirebilir.
- İstediği dosyayı sizin bilgisayarınıza yükleyebilir.
- Sizin yazdıklarınızı izleyebilir. Eğer kamera takılıysa sizi canlı olarak izleyebilir.
- Bilgisayarınızda çalışan herhangi bir programı kapatabilir.
- Eğer bir bilgisayar ağına sahipseniz sizin sayenizde tüm ağ üzerinde işlem yapabilir.
- Bilgisayarınızı kapatabilir veya yeniden başlatabilir.


Bu yukarıdaki özellikleri Netbus ve BO adlı trojan yazılımlar çok rahat gerçekleştiriyor. Bu yüzden siz siz olun mutlaka trojanlardan korunun.
Worm: Bellekteki ve diskette eriştiği bölgelerin verilerini bozar. İçine gömülüp saklanacağı bir ev sahibi programa gereksinimi olmadığından virüslerden ayrılır.
Virüsler, bilgisayarın işleyişinin kesilmesine, dosyaların silinmesine, sistemin yavaşlamasına yol açar. Virüsler, disketlerde bulunan programların içinde gizlenmiş olarak bulunur. Disket, disket sürücüye takılıp, virüslü dosya veya disket okutulduktan ya da içindeki programlar çalıştırıldıktan sonra bilgisayara geçer.


Spam: bir mesajın arka arkaya gönderilmesi. Spam ağı tıkar, pdsta dağıtımını yavaşlatır. Bir tür virüs olarak nitelenebilir. Ardarda gelen gereksiz elektronik postalar yüzünden bilgisayarda çalışamaz hale gelebilirsiniz.


Sabit Diskleri virüslerden korumak gereklidir.


Virüslerden korunmak için ipuçları:
· Virüs arama programı kullanın. Virüs tarama programınızı internetten bir kaç günde bir güncelleyin.
· Birden fazla virüs programı kullanın. Her virüs programı bütün virüsleri tanımaz.
· Temiz açma disketi bulundurun.
· Disketleri ve elektronik postaları virüs tarama programından geçirmeden açmayın.
· Bilmediğiniz dosyaları açmayın.
· Tanımadığınız birisi tarafından gönderilen dosyaları açmayın.
· Virüs uyarılarını dikkate alın.
· Her zaman dosyalarınızın yedeğini alın.
· BIOS setup'ından Boot sırasını C:, A: yapın. Böylelikle disket sürücüde unutulmuş olan virüslü disketten Sabit diske açılış sırasında virüs geçmesi önlenmiş olur.


Virüsler ayrıca modemle iletişim sırasında da geçebilir. Ayrıca kopya programlarda da virüs bulunabilir.
antivirus programlarının bulunduğu siteler:


http://www.avp.com
http://www.mcafee.com
http://www.symantec.com
http://www.datafellows.fi
http://www.antivirus.com
http://www.hitchhikers.net/antivirus/antivirus-dis.phtml : antivirüs programlarının güncellemeleri hakkında bilgi veren site
http://www.members.aol.com/rlink
: virüs sorunu ile ilgili güncel bilgiler.
http://www.wildlist.org
:yeni yayılan virüslerin listesi aylık olarak yayınlanır.
http://www.virusbtn.com :virüslerle ilgili ipuçları
http://www.avast.com: Trojenler için geliştirilmiş virüs yazılımı

 

Kaynak:http://www.bilgisayardershanesi.com

SQL Server Nedir?

Microsoft SQL Server Client-Server ve web tabanlı uygulamalarda ihtiyaç duyulan veri depolama çözümlerinde kullanılan bir server yazılımıdır.  

SQL Server’ı iki tür veritabanını yönetmek için kullanırız. Bunlar OLTP (Online Transaction Processing) veritabanları ve OLAP (Online Analytical Processing) veritabanları. Genel olarak farklı client’lar network üzerinden haberleşerek veritabanlarına erişirler.

SQL Server ile terabyte boyutundaki veritabanlarını yönetebilirsiniz. Birden fazla server arasında Windows Clustering yaparak SQL Server’ı kullanabilirsiniz.



SQL SERVER’A GİRİŞ

SQL Server ile yoğun verileri işleyebilir, saklayıp analiz edebilir ve yeni uygulamalar geliştirebilirsiniz. SQL Server OLTP ve OLAP için gerekli olan veri saklama ürünlerini ve teknolojilerini destekler. SQL Server bir ilişkisel veritabanı yönetim sistemidir (RDBMS: Relational database management system).SQL Server;


·Veri işleme ve analiz için saklanan veri yığınlarını yönetebilir.

· Client uygulamalarından gelen isteklere cevap verebilir.

· SQL Server ve clientlar arasında veri göndermek için T-Sql (Transact SQL), XML, MDX veya SQL-DMO kullanabilir.



İlişkisel Veritabanı Yönetim Sistemi (RDBMS)

Bir RDBMS aşağıdaki işlemlerden sorumludur;

1-Bir veritabanındaki veriler arasında ilişkiler kurmak
2-Verileri hatasız bir şekilde saklamak ve veriler arasında tanımlanan ilişkileri bozmamak
3-Bir sistem hatası durumunda tüm verileri kurtarabilmek


Veri saklama modelleri

SQL Server OLTP ve OLAP veritabanları yönetebilir.

OLTP Veritabanları: Bir OLTP veritabanı içinde veriler genellikle ilişkisel tablolar içinde organize edilir. Gereksiz veri yığınları azaltır ve veri güncelleme hızını arttırır. SQL Server çok sayıda kullanıcının gerçek zamanlı olarak veri analiz edebilmesini ve güncellemesini sağlar. Örnek olarak OLTP veritabanları havayolu bilet satış bilgileri ve bankacılık işlemlerini içerir.


OLAP Veritabanları: OLAP teknolojisi büyük verilerin organize edilmesi ve incelenmesini sağlar. Örneğin bir analist büyük verileri hızlı ve gerçek zamanlı olarak değerlendirebilir.SQL Server Analiz Servisi toplu raporlama ve analizde, veri modelleme ve karar desteğe kadar geniş alanda çözümler sunar.

Alıntıdır.