fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
 

BENtek

Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır: Kendi aklından faydalanmak, başkalarının akılsızlığından faydalanmak. BRUYERE

AİLE ŞİRKETLERİ

   

Bahsedilen değişim ve yeniliklerle karşı karşıya kalan şirketler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de küçük veya orta ölçeklidir ve ülkemizde bulunan şirketler içinde KOBİ'ler %98.8'lik bir paya sahiptirler. Bir araştırmaya göre mevcut KOBİ'lerin %95'i aile şirketi niteliğinde şirketlerdir. Bu açıdan ülkemiz şirketleri konusunda yapılacak değerlendirmelerimizi, aile şirketleri çerçevesinde ele almamız daha uygun olacaktır.

Türkiye'de özel sektörün büyük kısmını oluşturan aile şirketlerinin başarılı olabilmesi, dünyaya açılabilmesi ve bunu yaparken de büyümeye devam etmesi, liberal bir ekonominin uygulandığı ülkemiz ekonomisi için oldukça önemlidir. Şirketlerimiz, acımasız bir rekabet ortamına açılabilmek, başarılı olabilme şansını artırmak için az önce değinilen küresel değişimleri mutlaka kendi bünyelerinde uygulamalıdırlar. Aksi takdirde, bu konularda bir çok eksiği bulunan şirketlerimiz bu süreçten olumsuz etkileneceklerdir.

Bu nedenle ülkemizde bulunan aile şirketlerinin dünya pazarlarında söz sahibi olabilmelerini sağlayabilmek adına, yaşayabilecekleri sorunlara çözüm noktasında öncelikle ülkemiz aile şirketlerini tanımamız gerekmektedir.Aile şirketlerinin kendine has özellikleri nedeniyle bir çok tanımı yapılabilmektedir. Ancak şu şekilde genel bir tanım yapılabilir:

Aile şirketi, ailenin geçimini sağlamak maksadıyla kurulan; genelde ailenin geçimini sağlayan kişi tarafından yönetilen, yönetim kademelerinin büyük bir kısmı aile fertleri tarafından doldurulan; şirket bünyesinde alınacak kararlarda büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu ve aileden en az iki kuşağın istihdam edildiği işletmelerdir.

Türkiye'de bulunan şirketlerin %98.8'inin KOBİ'ler ve bunların tamamına yakınının aile şirketi olduğunu hatırlayalım. Öyleyse KOBİ'ler dünya ekonomisinde ve ülkemizde "lokomotif vazifesi görmekte ve ekonomik etkinlikte en temel rolü üstlenmektedir. Bu nedenle aile şirketleri sahibi veya yöneticileri ailelerini aşan bir görev üstlendiklerinin farkına varmalı ve sahip oldukları şirketlerin yaşam süresini uzatmaya yönelik her türlü dahili ve harici ilişkilerde gerekli önlemleri bir an önce almalıdırlar.

Ülkemizde aile şirketlerinin büyük çoğunluğu genelde tek bir kişinin, şirketin kontrolünü elinde bulundurduğu "egemen ortak", ya da daha basit bir tabirle "tek patronlu" olma özelliği taşımaktadır. Bu şekilde kurulan aile şirketleri "patron şirketi" kimliğinden sıyrılıp, ikinci nesil şirkette ağırlığını hissettirmeye başladığında aile şirketinin yapısı değişir ve büyüdükçe farklı grupları bünyesinde barındırır. Bu gruplar şirketin iş alanı, kuruluş amacı ve kurumsallaşma durumuna göre iç içe geçebilmektedirler. Hissedarlar, aile üyeleri ve çalışanlardan oluşan bu gruplar, söz konusu aile şirketlerinin kurumsallaşabilme derecesine göre, şirkette aynı anda birkaç statü ve rol üstlenebilirler. Öyle ki bahsedilen grup içerisinde yer alan;

Hissedarlar; aynı anda hem aile üyesi olabilirler, hem de şirkette çalışabilirler,Aile üyeleri; şirkette hissedar olabilirler aynı zamanda şirkette çalışabilirler, Diğer bir grup olan çalışanlar ise;hem aile üyesi olabilirler hem de hissedar olabilirler.

Görüldüğü gibi bir aile şirketinde bulunan bu üç grup her zaman iç içe olabilmekte ve bunları birbirinden ayırmak bazen imkansız hale gelebilmektedir. İşte aile şirketlerinin yapısını ortaya koyan bu yapılanma aile şirketlerinde bir çok sorunun yaşanmasına neden olabilmektedir.Aile şirketlerinin karmaşık yapısı bir yana, salt aile şirketi olmaktan doğan bir takım avantaj ve dezavantajlar söz konusudur.

Aile şirketlerinin bir çoğunda işletme sermayesinin hemen hemen tamamını öz kaynaklar oluşturmakta ve finansman sorunlarında daha çok aile içinde çözümleme yoluna gidilmektedir. İşletme sermayesinin büyük kısmının öz kaynaklardan oluşması, şirketi dış çevreye karşı güçlü bir duruma getirir. Ayrıca şirket, finansman açısından zor bir duruma düştüğünde, ortaklar aileden olduğu için ortaklık gelirlerinden, diğer şirketlere göre daha kolay vazgeçebilirler. Ancak, şirketin sermayesinin tamamına yakınının öz sermayeden oluşması nedeniyle, şirketin menkul, gayri menkul veya nakdinin fazla olmaması ve borçlanmaya sıcak bakmaması nedeniyle şirketin büyümemesi veya büyüme hızında yavaşlama ihtimali söz konusudur.,

Yine sermayenin önemli bir kısmına sahip olmanın getirdiği avantajla teknik ve idari konularda yeni stratejiler belirleyip uygulamak ve yeni yatırım alanlarına yönelmek konusundaki kararları hızla ve kendilerine göre daha kurumsal bir yapıya sahip şirketlere göre daha kısa sürede alabilme yeteneğine sahip olabilirler.Bu ilk etapta şirket için avantajlı olabilir. Fakat başta, girişimci konumunda olan aile üyesi olmak üzere tepe yönetimindeki diğer aile üyelerinin merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahip olmaları, yetki devrine sıcak bakmamaları, yerinde olmayan kararlar alınmasına yol açacaktır. Ayrıca aileden veya dışarıdan olan ve karar sürecine katılmayan çalışanların, kararın yüklediği sorumluluğu üstlenmeme ihtimalini artıracak, çalışanların motivasyonunu düşürecek ve üretkenliği azaltacaktır. Böyle bir sorunun varlığı ise şirketin gelecekte yönetimine talip olacak neslin yeterli eğitimi alamamasına neden olacaktır.Aile şirketlerinin geleneksel merkeziyetçi yönetimi, aile bireylerinin şirket yönetiminde önemli noktalarda yer alması ve çalışanların arasında aile bireylerinin bulunmasından doğan uyum, olumlu bir sinerji yaratabilir. Ancak aile şirketinin hayat seyri içerisinde büyümesi gelişmesi ve yönetimin yavaş yavaş ikinci nesle geçmesi aşamasında değişik sorunlarla karşılaşılacaktır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için, şirket üyeleri ya profesyonel bir danışmanlık hizmeti alacak ya da şirketin stratejik birimlerine profesyonel yöneticiler getirmek zorunda kalacaklardır. Eğer bunlar yapılmazsa şirketin üçüncü nesle geçmesi tehlikeye girecek ve belki de şirket el değiştirecek veya faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacaktır.